Reggio Emilia Yaklaşımı İle Altın Çağ Anaokulları Eğitimde Yeni Bir Ufuk Açıyor

“Reggio Emilia, tüm dünyada popüler olan, eğitime tamamen farklı yaklaşım sunan bir model. Dünyanın dört bir yanındaki eğitimciler, psikologlar, araştırmacılar tarafından (ayrıca Newsweek Gazetesi tarafından ) dünyada uygulanan erken eğitim modelleri içinde en yüksek kaliteli, en olağanüstü örnek olarak kabul edildi. Sadece yaratıcı düşünenler değil, aynı zamanda yaşam boyu öğrenen insanlar olan, kendine güvenen iletişimciler tarafından yaratılan Reggio Emilia yaklaşımı yaklaşık yirmi yıldır en çok rağbet gören eğitim yaklaşımıdır.

Bir psikolog kurumu olan Altın Çağ’da çocukların zihinsel potansiyellerinin %75’inin oluştuğu okul öncesi yıllarda, onlar için nasıl daha verimli nasıl olabiliriz diye kendimize sorduk ve bu sorunun cevabını araştırırken Reggio Emilia felsefesi ile tanıştık. Aradığımız pek çok sorunun cevabı burada vardı.” diyor Kurucu Uzman Psikolog Ayşegül Ünal Saraç ve bizlere Altın Çağ’ın farkını anlatıyor.

 

REGGİO EMİLİA’YI NEDEN SEÇTİK?

Reggio Emilia felsefesinin temelinde üç önemli kavram vardır.
1. Çocuğa duyulan saygı
2. İİişkilere vurgu
3. Öğrenme ortamının gücü
Bu 3 temel sebep yüzünden 22 yıllık bir deneyime sahip anaokulumuzda 6 yıldır büyük bir hayranlıkla Reggio Emilia ilhamı ile ilerliyoruz.

Çocuğa Duyulan  Saygı

ÇOCUĞUN RESMİNDE; çocuklar meraklı, bilgi dolu, büyük potansiyele sahip ve etraflarındaki dünyayla bağlantı kurmak konusunda yetkin ve ilgilenen kişiler olarak görülür. Öğretmenleri her çocuğun potansiyelini göz önünde bulundurur ve böylece her bir çocuğun deneyimlerini anlamak ve zenginleştirmek için öğrenme ortamını planlar ve yapılandırırlar.

İlişkilere vurgu

İkincisi ki bu da bizce çok önemli; ÇOCUKLARDA İŞBİRLİĞİ VE ETKİLEŞİMİ en iyi sağlayan sistem olması. Erken çocuklukta işbirliği ve etkileşim çok önemlidir. Çocuklar, öğretmenler ve aileler “sistemi” sürekli olarak geliştirmek için bir araya gelir. Okul topluluğunun bir parçası olmak için herkes dahil edilmiştir. Bu yaklaşımda “Ebeveynler Ortaklar” olarak benimsenir, herkesi içerir, herkesin erişimi ve girişi vardır ve herkese eşit statü verir. Reggio Emilia yaklaşımının kurucusu olan Malaguzzi’nin, doğumdan itibaren sosyal, zekâ dolu ve meraklı çocuk imgesi; onun ilişkisel temelli eğitim fikri, her bir çocuğun diğer çocuklarla ilişkide olması, çocukların aile, öğretmen, toplum, çevre ile karşılıklı ilişkilerini harekete geçirmesi ve desteklemesi üzerine odaklanmaktadır.

Öğrenme ortamının gücü

Günümüzde sınıfların en etkisiz öğrenme ortamları olduğunu biliyoruz ve buna en iyi çözüm Reggio Emilia yaklaşımıdır. Reggio’da ÇEVRE ÜÇÜNCÜ ÖĞRETMEN olarak kabul edilir. Bu garip gelebilir, Bir oda nasıl öğretmen olabilir? Öğretmenler, çocuğun etkileşimde bulunabileceği çeşitli alanları organize eder, destekler ve planlar. Günlük planlama, bireysel ve küçük / büyük grup aktiviteleri ile ayrıca çocuk odaklı ve öğretmen tarafından başlatılan faaliyetler ile açık ve kapalı deneyimler arasında iyi bir denge kurulmasını sağlar.

Çevrenin bir çocuğun gelişimi üzerindeki gücüne olan inancının bir ürünü olarak, Reggio’dan ilham alan okullarda duyusal öğrenme bileşenleri ve dış mekan dersleri daha yaygındır. Bu, derslerin kitaplar yerine deneyim yoluyla öğretilmesi için pek çok seçenek yaratmaktadır.

Çocukların öğrenme sürecinde özgür olmaları, araştırma, deneme, hata yapma, hatalarını kendi kendilerine düzeltmeleri için onlara fırsatlar yaratılmaktadır. Bu yaklaşım, çocukların doğal merak ve yaratıcılığını geliştirmek, eğitimsel yaşantılar yoluyla bilgi oluşturmalarını sağlamak için çevre ile aktif etkileşimi başarıyla destekler.

EMPATİ VE İYİ SOSYAL BECERİLER GELİŞTİRMEK

Sınıfta ve ötesinde, çocukların etraflarındaki herkesin ihtiyaçlarını bilmeleri öğretilir. Bu, ihtiyaçlarını daha iyi anlamak için herkesle arkadaşlık oluşturma fikrine dönüşür. Diğerleri ile saha gezileri ya da başka yollarla sürekli etkileşim yoluyla, karakter inşa edilir ve çocuk daha net iletişim becerileri kazanır. Sınıflar sıkıcı olmaktan çıkar eğlenceli olur.

REGGİO EMİLİA OKULU ÇOCUĞA NE KAZANDIRIR?

• Eleştirel düşünmeyi ve gerçek anlayışı güçlendirir, böylece çocuklar öğrendiklerini gerçekten anlar ve gerçek dünyaya uygulayabilirler.
• Öğrenciler, en iyi yaklaşımla eller üzerinden öğrenirler, bu sayede öğrenciler çevrelerini keşfetme, hareket, çizim, resim yapma, okuma, yazma, kurma, heykeltıraşlık, gölge oyunu, kolaj, tiyatro oyunu ve diğer birçok iletişimci arasındaki müziği ifade eder.
• Çocukların öğrendiklerini hatırlamalarını ve daha sonraki okullarda öğrenmeyi kolaylaştıran sağlam bir bilgi tabanı oluşturmasını sağlayan daha kademeli bir tempo ve daha kapsamlı bir yaklaşıma olanak tanır.
• Öğrencilerin uygun gelişim düzeylerinde çalışmasını sağlar.
• Öğrenme hızını arttırır.
• Hayal kırıklığını azaltır.
• Zorunlu çekirdek müfredat standartlarını yürütmek için gerekli olan daha üst düzey düşünmeyi teşvik eder.
• Çocukların ilgilerini ve katılımını motive eder.
• Öğrencileri daha yüksek eğitim seviyelerine hazırlayan dengeli bir müfredatın sunulmasını kolaylaştırır.
• Ebeveynlerin çocuklarının eğitimini etkilemek için gerçek bir fırsatı vardır.
• Çocukların öğrenme yoluyla daha çok şey öğrenmesi ve bu öğrenmeyi gerçekleştirmesi eğlencelidir.
• Çocuklar çocuk olmak, koşmak, oynamak, ellerini kirletmek, ıslanmak ve keşfetmek için teşvik edilir.

Reggio Emilia eğitmenlerinin gözünde; çocuk baş kahramandır. Çocuklar güçlü, zengin ve yeteneklidir. Bütün çocukların hazırlığı, potansiyeli, merakı, ilgisi vardır. Çocuklar, öğretmenler ve veliler, eğitim süresindeki temel kahramanlar olarak görülürler.

Acıbadem ve Dragos’ta hizmet veren Altın Çağ Okulları’nda 2-3 yaş, 4-5 yaş ve 6 yaş gruplarımız mevcut. Bizlere www.altincaganaokulu.com web sayfamızdan ya da sosyal medya hesaplarımızdan ulaşabilirsiniz. İnstagram: @altincaganaokullari   facebook: www.facebook.com/AltinCagAnaokulu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.