PREMATÜRELERDE KALP HASTALIKLARI

7 Ağustos 2017

Sağ kalpten çıkarak akciğere oksijeni düşük kanı getiren damar ile sol kalpten çıkarak oksijeni yük­sek kanı diğer organlara taşıyan ana atardamar (Aort damarı) arasında bağlantı kuran damara, “duktus arteriyozus” (Arteryel kanal) denir. Bu kanal, anne karnındayken işlev görür ve doğum sonrası kapanmalıdır. Zamanında doğan bebek­lerde, genellikle doğumu takiben ilk 3 gün içinde bu kanal kapanır. Ancak erken doğan bebekler­de, gelişimin tamamlanamamış olması, oksijen­sizlik ve yapısal bozukluğa bağlı olarak kapan­mayabilir. Kanalın açık kalması halinde, açıklığınbüyüklüğü ile orantılı olarak kalpten akciğerlere giden kan miktarı artar. Bunun sonucunda so­lunum sıkıntısı ve kalp yetersizliği ortaya çıkar. Prematüre bebeklerde yenidoğan döneminde en sık karşılaşılan sorun, bu kanalın açık kalmaya devam etmesidir.

Kanalın açık kaldığından, bebeğin muayenesi sırasında kalpte üfürüm duyulması ile şüpheleni- lebilir, ancak çoğu zaman üfürüm duyulmaksızın solunum cihazından ayrılamayan, dolaşım bo­zukluğu belirtileri gösteren prematürelerde, ka­nalın açık olduğu düşünülür. Tanı ekokardiyografi denilen kalp ultrasonografisi ile konulur. Bu tetki­kin bebeğe bir zararı yoktur.

Kanalın bebeği etkileme derecesine göre, ağız­dan veya damardan ilaç tedavisi uygulanabilir. İlaçların kanama eğilimini artırması, barsak kan akımının bozulması, böbrek işlevlerinde bozul­ma, idrar çıkışında ve beyin kan akımında azalma gibi yan etkileri olabilir. Ancak tedavi verilmediği takdirde solunum sorunları kötüleşebilir, kalp yet­mezliği ve kafa içi kanama gelişebilir, uzun vade­de kronik akciğer hastalığına sebep olabilir. Bazı ender vakalarda ilaç tedavisiyle kanal kapanma­yabilir. Bu durumda cerrahi olarak, sol yan göğüs duvarından yapılan küçük bir kesiyle kalbe ulaşı­larak damar bir telle kapatılabilir.

Kalp yetersizliği, vücudun ihtiyaç duyduğu kanın kalp tarafından pompalanamaması durumudur. Bu durumda diğer organ sistemlerinde işlev bo­zuklukları meydana gelir. Solunum sıkıntısı, böb­rek yetersizliği, kandaki oksijen miktarının düşme­si sonucu ciltte mor renk değişikliği, karaciğerde kan birikimine bağlı büyüme, göz çevresinde ve bacaklarda şişlik oluşması, bilinç bulanıklığı, em­mede azalma gibi bulgularla kalp yetersizliğinden şüphelenilir.

Prematüre bebeklerin doğum sonrası dış orta­ma adaptasyonunda, kalp işlevlerinde bir takım değişikliklerin olması gereklidir. Bunların başında anne karnında oksijeni yüksek kanın kalbin sağ tarafından sol tarafına geçişini sağlayan damar ve açıklıkların kapanması gelmektedir. Eğer anne karnında açık olan bu yapılar doğum sonrası açık kalmaya devam ederlerse, kalp yetersizliğine ne­den olabilirler.

Kalp yetersizliğinin çok sayıda nedeni vardır. Pre­matürelerde başta gelen neden, anne karnında açık olan duktus denen ve yukarıda açıklanan açıklığın kapanmaması, sepsis olarak adlandırı­lan kanda mikrobiyal infeksiyon durumu ve aşırı erken doğum durumunda kalp kasının yeterince gelişmemiş olması gelmektedir. Daha nadir diğer nedenler; Doğuştan kalp anatomisi bozuklukları, kalp kasının kasılma bozuklukları, kan grubu uy­gunsuzluğu ve diğer nedenlere bağlı gelişen de­rin kansızlık, ritim bozuklukları (Kalp atım hızının çok düşük ya da çok yüksek olması), oksijensiz kalmaya bağlı kalp kapaklarındaki yetersizlikler, virüslerin neden oldukları kalp kası iltihabı gel­mektedir.

Kalp yetersizliğinin tedavisinde, nedenin tedavi edilmesi önemlidir. Doğum sonrası kapanması gereken damarsal açıklığın kapatılmasında ilaç tedavisi, yüksek başarı oranıyla kullanılmaktadır. Doğumsal kalp hastalıklarının birçoğu, cerrahi ile düzeltilebilmektedir. Kalbin hızlı çalışmasına ne­den olan ritim bozukluklarında anneye bir takım ilaçlar verilerek, anne karnındaki bebek tedavi edilebilmektedir. Yine anne karnındayken ciddi kansızlığı olan bebeklere kordon aracılığıyla kan verilerek kansızlık düzeltilebilmekte, en azından zaman kazanılmaktadır. Kalp kasılmasını artıran ilaçlar ve vücutta biriken fazla sıvının atılmasını sağlayan idrar söktürücü ilaçlar, kalp yetersizlik­lerinin birçoğunda güvenle kullanılabilen başlıca ilaçlardır.

Kalp yetersizliğinin nedenine bağlı olarak gidişat ve sağ kalım oranları değişmektedir. Birçok ya­pısal kalp anomalisi, cerrahi düzeltme ameliyat­larıyla düzeltilebilmesine rağmen, maalesef baz bozukluklarda ameliyat şansı olmamakta ve be­bekler kaybedilmektedir. Anne karnında yapılan ultrasonografi çalışmaları ile tanı alan hastalara, doğum sonrası erken müdahale edilebilmekte ve bunun sonucunda erken tedavi ile yaşam şansları artmaktadır. Aynı zamanda bu kalp bozuklukları­nın beyin gelişimi üzerine olan etkileri en aza indi­rilebilmektedir. Bu noktada rutin gebelik izlemi ve taramaların önemi ortaya çıkmaktadır.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

hatay escort çanakkale escort van escort bolu escort düzce escort erzincan escort tunceli escort, sivas escort mardin escort nigde escort