PREMATÜRELERDE HEMATOLOJİK PROBLEMLER

6 Ağustos 2017

Anemi (Kansızlık), vücut hücrelerine oksijen taşı­yan kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin düzeyinin, normal değerden düşük olmasıdır. Se­bepleri ise doğum öncesi ve sonrası kanamalar (Plasentanın yerinden ayrılması, ani doğumda kordon yırtılması, bebekten anne veya plasentaya kanama, kafa içine kanama, kafa kemikleri içine kanama), kırmızı kan hücrelerinin yaşam sürele­rinin daha kısa ve üretiminin daha yavaş olması, kan uyuşmazlığı ve özellikle ilk haftalarda gerekli testler için alınan kan örnekleridir.

Bulguları arasında ciltte solukluk, hızlı nefes alıp verme, harekette azalma veya çok uyuma, sakin zamanda kalp atışlarının hızlı olması, zayıf emme veya emerken çabuk yorulma ve az kilo alma gibi durumdan bir ya da daha fazlası görülebilir.

Tedavi, kandaki hemoglobin düzeyi ve bebeğin bulgularına göre kırmızı kan hücrelerinin yapımın­da kullanılan demirin, ağız yoluyla damla şeklinde verilmesi veya direk kan verilmesi şeklinde yapılır. Bebeğin sahip olduğu problemler ve yatış süre­siyle bağlantılı olarak kan verilme işleminin birkaç kez tekrarlanması gerekebilir. Doğan bebeklerde K vitamini eksikliğine bağlı özellikle ilk haftada olmak üzere ciddi kanamalar görülebilir. Bundan dolayı tüm bebeklere önlem ve koruma amaçlı doğumda kas içine veya damardan K vitamini verilir.

Anemiye neden olan sebeplerden biri de, kan hücrelerinin bazı nedenlerden dolayı parçalan­masıdır. Bunlar kırmızı kan hücrelerinin doğum­sal yapısal bozuklukları (Akdeniz anemisi, enzim eksiklikleri vb.), infeksiyonlar, annedeki bazı ro- matizmal ve immünolojik hastalıklar ile anne ve bebek arasındaki kan uyuşmazlığıdır.

Kırmızı kan hücrelerinin parçalanması bilirubin maddesinin oluşumuna neden olur. Normal bir kişide bilirubin karaciğerde işlenerek vücuttan atı­lır. Yenidoğan bebeklerde bu mekanizmalar tam olarak çalışmadığından, aşırı miktarda üretilen bi­lirubin, bebeğin kanında ve dokularda birikmeye başlar. Bilirubin sarı renkli pigmentlere sahiptir ve deriye de geçerek bebeğin sarı renkli bir gö­rünüm almasına ve yenidoğan sarılığına neden olur. Sarılık önce yüzde başlar. İlk fark edilen yer göz akıdır, sonrasında bilirubin seviyesi arttıkça sırasıyla göğüse, karına, kol ve bacaklara doğru ilerler. Azalıp kaybolması da bu sıranın tersi şek­lindedir.

Ciltteki sarılık en iyi gün ışığında parmakla cilde hafifçe bastırılıp kaldırılarak bakılır. Bilirubinin dü­şük düzeylerde zararlı etkisi olmayıp yüksek dü­zeylerde beyin bariyerini geçip beyinde birikerek tiz sesle ağlama, başını geriye atma, havale ge­çirme, zeka ve gelişme geriliği, işitme ve görme problemleri gibi ciddi problemler yaratabilir. Bili­rubin seviyesi, oluşturulmuş grafik ve tablolardan kontrol edilerek izin verilen düzeyin üzerine çıkar­sa fototerapi (Işık tedavisi) tedavisi uygulanır. Fo­toterapi ışığı ciltteki bilirubini idrarda eriyebilecek şekle sokarak vücuttan atılmasını sağlar.

Fototerapi bebeğe ciddi bir zarar vermez. Bebe­ğin gözleri zarar görmemesi için kapatılır. Bazen yan etki olarak ciltte kırmızı döküntüler, bronz­laşma veya sık dışkılama olabilir. Bilirubin düze­yi istenilen düzeye düşüp fototerapi kesildikten sonra, bir-iki gün içerisinde bakılan kontrol biliru- binde genellikle bir miktar artış olabilir. Genellikle kan grubu uyuşmazlıklarının neden olduğu biliru­bin düzeyinin çok artması, fototerapiye ek olarak anne ve bebek kan gruplarına göre belirlenen kanla kan değişimi yapılarak, kanda artmış olan bilirubin vücuttan uzaklaştırılır.

Bir diğer tedavi yöntemi de, anne ile arasında kan uyuşmazlığı olan bebeklerde, kan hücrelerinin parçalanmasını önlemek için IVIG ilaç tedavisinin verilmesidir. Fototerapi tedavisi veya kan değişi­mine bebeğin gebelik haftası, vücut ağırlığı, birlik­te olan diğer hastalıkları, doğumdan sonraki süre ve bilirubin seviyesine bakılarak karar verilir.

Aneminin tersi olan kırmızı kan hücrelerinin kütle­lerindeki normal düzeyin üzerindeki artış, polisi- temi (Kan yoğunluğu) olarak adlandırılır ve tehli­keli sonuçlar doğurabilir. Diyabetik ve hipertansif anne bebekleri, gebelik haftasına göre küçük veya büyük bebekler, ikiz bebeklerden birinde daha fazla kan toplanması, anneden bebeğe faz­la kan geçmesi ve kalıtsal bozukluklar sebepleri arasındadır. Bu bebeklerde cildin pembe olma­sı, kol ve bacak uçlarında morarmalar, vücudun gevşek olması, sarılık, ciltte beneklenmeler, kalp yetmezliği, havale, barsak infeksiyonu, böbrek damarlarında tıkanmaları ve uzun dönemde ge­lişimsel sorunlar görülebilir. Kan yoğunluğu takip edilir, bulgular ve kan düzeyine göre damar yolundan sıvı verilir veya göbek kateteri açılıp he­saplanan oranda kan alınıp yerine sıvı konulur.

Trombositler, kanın pıhtılaşmasında görevli önemli bir diğer kan hücreleridir. Özellikle ciddi infeksiyon geçiren bebeklerde belirli düzeyin altı­na düşebilir ve hayatı tehdit eden ciddi kanamalar görülebilir. Böyle bir durumda bebeğin durumu ve trombosit sayısına göre trombosit süspansiyo­nu verilmesi gerekebilir.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

hatay escort çanakkale escort van escort bolu escort düzce escort erzincan escort tunceli escort, sivas escort mardin escort nigde escort