PREMATÜRE VE YENİ DOĞANLARDA KONVULSİYONLAR (HAVALE)

6 Ağustos 2017

PREMATÜRE VE YENİ DOĞANLARDA KONVULSİYONLAR (HAVALE)

Konvulsiyon (havale) beyinde meydana gelen ani ve anormal elektriksel aktiviteler sonucu mey­dana gelir. Yenidoğan döneminde sık görülen, tedavisi zor olabilen, bazen önemli sakatlıklar bı rakabilen, önemli acil bir nörolojik sorundur. Yeni doğan dönemi, merkezi sinir sisteminin yeterince olgunlaşmaması nedeniyle, havalelere en duyarlı olunan dönemdir.

Prematürelerde daha yüksek bir oranda görül­mektedir. Gebelik haftası küçüldükçe, konvul- siyon sıklığı artmaktadır. Klinik bulguların diğer yaşlara göre farklılığı nedeniyle, tanısı bazen güç olabilir, bazen de yenidoğanın normal hareketle­riyle karışabilir.

Yenidoğan döneminde en sık görülen nöbet tipi subtle (Kolay ayırt edilmeyen, gizli) nöbetlerdir. Çok değişik şekillerde görülebilir. Anormal göz hareketleri, göz kırpma, çiğneme, yutma, emme, pedal çevirme, kürek çekme, geçici solunum dur­ması, derin solunum, kan basıncı ve nabız deği- şiklileri şeklinde bulgu verebilir. Kollarda, bacak­larda kasılma, vücudun bir bölgesinde saniyede 1-3 kez ritmik kasılmalar şeklinde nöbetler yeni- doğanlarda daha nadir olarak görülür.

Gerek zamanında doğan bebeklerde, gerekse prematürelerde en sık karşılaşılan konvulsiyon nedeni hipoksik iskemik ensefalopatidir (Oksijen yetersizliğine bağlı beyin hasarı). Bu durum, ye nidoğan konvulsiyonlarının %40-60’ından sorum­ludur. Kafa içi kanamaları, konvulsiyon nedenleri arasında ikinci sırayı alır. Özellikle prematüreler­de yaşamın ilk dört gününde kafa içi kanamaya bağlı konvulsiyonlar görülür. Merkezi sinir sistemi infeksiyonları, beyindeki damarsal bozukluklar, kan şekeri düşüklüğü, kalsiyum düşüklüğü, bazı doğumsal hastalıklar, beynin gelişimsel anomali­leri, diğer konvulsiyon nedenleridir.

Yenidoğan dönemine ait bazı refleks, çekilme, titreme, sıçrama gibi hareketler konvulsiyonla karışabilir. Titremeler çenede, kollarda, bacaklar­da görülebilir ve kısa sürelidir. Genişliği az olan, durdurulabilen hareketlerdir. Bebeklerde konvul siyonla karışabilen diğer bir durum da, uykuda göz kapağında seyirmeler, ağız çevresinde çekil­meler, kollarda bacaklarda atmalar görülmesidir. Çocuk uyandığında atmalar durur. Çocuk 4-6 aylık olduğunda bunlar kendiliğinden geçer. Be­beğin gelişimi, uyku EEG’si normaldir ve tedavi gereksizdir.

Konvulsiyon tanısında EEG (Elektrensefalog- ram-beynin elektriksel dalgalarının kaydedilerek yorumlanması) rutin olarak istenmektedir. Hasta başında kafa ultrasonografisi ile önemli kafa içi problemler dışlanmalıdır. Kafa ultrasonografisi nin yanında bilgisayarlı beyin tomografisi (CT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI), tanıya yardımcı araçlardır.

Yenidoğan konvulsiyonları, bebeğin beyin geli­şimini olumsuz etkileyebileceğinden, acil tedavi gerektirir. Nöbet sırasında solunum ve dolaşım desteği sağlanır, konvulsiyonu önleyecek ilaç te­davisi başlanır. Genel olarak bebeğin beyin ge­lişimi normal gidiyorsa ve EEG normalse, hasta taburcu olmadan tedavi kesilir. Nörolojik hasa­rı gösteren bir bulgu var ancak EEG normalse, tedaviye bir ay daha devam edip hasta kontrole çağrılır. Kontrolde nörolojik inceleme normalse tedavi kesilir. Anormal bulgular varsa ilaç 3 ay daha kullanılır. Üç ayın sonunda nöbet yoksa te­davi kesilir.

Yenidoğan konvulsiyonlarının uzun dönem so­nuçları, altta yatan nedene bağlıdır. Uzun süre durdurulamayan nöbetler kötü seyreder ve %33 epilepsi (Sara) gelişme riski taşır. Tekrarlanan EEG’leri bozuk olan hastaların %90’ında nörolojik bozukluklar görülür. Takipte nörolojik bozukluk­ları süren hastalar ve çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde sonuçlar daha kötüdür. Yaşayan has­talarda zeka geriliği, hareket bozuklukları, başın küçük kalması, sağırlık, görme bozuklukları gibi sorunlar görülebilir.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

hatay escort çanakkale escort van escort bolu escort düzce escort erzincan escort tunceli escort, sivas escort mardin escort nigde escort cinsel sohbet