PREMATÜRE BEBEKLERDE İNFEKSİYONLAR

6 Ağustos 2017

Yenidoğan bilimindeki gelişmeler çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerin yaşatılmasına olanak sağlarken, bazı riskleri de beraberinde getirmiş­tir. Bunların en önemlilerinden birisi de hastane infeksiyonlarıdır. Prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerin uzun süre hastanede yatmala­rı, infeksiyon olasılığını arttırmaktadır. Prematüre bir bebeğin vücudunun neredeyse her bölgesin­de infeksiyon gelişebilir, ancak en sık etkilenen bölgeler kan, akciğerler, beyin zarları ve omuri­lik, deri, böbrekler, mesane ve barsaklardır. Bir bebek daha anne karnındayken infeksiyon ka­pabilir. Bu durumda bakteri, virüs ve diğer mik roorganizmalar, anne kanından fetüse, plasenta veya göbek bağı aracılığı ile taşınabilir. infeksiyon aynı zamanda doğum esnasında annenin cinsel organında yaşayan doğal bakteriler veya hasta­lık yapıcı bakteri ya da virüsler sebebiyle de ge lişebilir. Son olarak, bazı bebeklerde infeksiyon, doğumdan günler ya da haftalar sonra, bebek yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatarken ger­çekleşir.

Ne zaman yakalanırsa yakalansın prematüre bir bebekte infeksiyonların tedavisi iki sebepten dolayı zordur:

  1. Prematüre bebekte bağışıklık sistemi zama­nında doğan bir bebek ile kıyaslandğında daha az gelişmiştir ve anneden geçen antikor miktarı daha azdır. Bağışıklık sistemi ve anti­korlar, infeksiyonlara karşı bizi koruyan ana savunma sistemlerimizdir.
  2. Prematüre bir bebeğe sıklıkla bir dizi tıbbi gi­rişim uygulanır. Bunlar damar içine intraket ya da kateter takılması ve solunum destek cihazına bağlamak amacıyla solunum yolu­na tüp yerleştirilmesi olarak sıralanabilir. Her bir girişim bebeğe bakteri, virüs ya da mantar infeksiyonu (mikrobunu) bulaştırma riskini de beraberinde getirmektedir.

Eğer bir infeksiyon gelişirse bebekte aşağıdaki bulgulardan tamamına ya da bazılarına rastlanabilir:

  • Hareketlilik ya da uyanıklıkta azalma,
  • Beslenme güçlüğü,
  • Kas tonusunun bozulması (gevşek bebek),
  • Vücut sıcaklığını korumada zorlanma,

 

  • Soluk ya da alacalı cilt görünümü ya da cildin sarı renk alması,
  • Düşük kalp atım hızı,
  • Bebeğin nefes almadığı periyodlar (apne peri- yodları).

Bu bulgular infeksiyonun ciddiyetine göre hafif ya da belirgin olabilmektedir. Bebekte şüpheli bir infeksiyon farkedilir fark edilmez, yenidoğan yoğun bakım ekibi bebekten kan, idrar ve beyin omurilik sıvısı örnekleri alarak, laboratuvara ana­liz edilmesi için yollar. Laboratuvar çalışmalarının infeksiyona ait herhangi bir bulgu vermesi, 24-48 saat sürebilmektedir. Eğer bebekte infeksiyona yönelik bir kanıt bulunursa antibiyotik tedavisi başlanır ve gerekli görülürse serum tedavisi, ok­sijen ya da mekanik ventilasyon (solunum destek cihazı) da tedaviye eklenebilir. Bazı infeksiyonlar çok ağır seyretmekle beraber birçoğu antibiyotik tedavisine çok iyi yanıt vermektedir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, infeksiyona karşı girişilen savaşın başarı ile sonlanması ihtimali de o kadar artacaktır.

 

 

İnfeksiyonların Önlenmesi

Hastane infeksiyonlarının önlenmesinde amaç, öncelikle hastaların, daha sonra hastane çalışanlarının, ziyaretçilerin ve çevredekilerin korun­masıdır. Hastanede yatan her sağlıklı bebek in- feksiyon kapmaya karşı duyarlıdır. Hasta bebek ise infeksiyonu bulaştırmaya adaydır. Hastane­lerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde her iki grup bebeğe de özenle yaklaşılır. Bulaşmada en önemli yol, temas veya damlacıkların hava yolu ile iletilmesidir. Bulaşma riski yüksek olan hasta­ların diğer hastalar ile teması önlenerek bu hasta­lar tecrit (izole) edilirler. Ünitelerde önlük, maske ve galoş giyilmesinin infeksiyon riskini azaltmadı­ğı bilinmektedir ancak yüksek riskli durumlarda doktorlar ya da hemşireler önlük giyebilirler.

Ailelerin bebeklerini ziyaretleri kısıtlanamaz ancak ziyaret saatleri ve süreleri, yoğun bakım ünitesinin işleyişini aksatmayacak şekilde düzenlenebilir. İnfeksiyonların yayılmasında en büyük etken, kir­li ellerdir. İnfeksiyonların önlenmesinde en etkili, en kolay ve en ucuz yol, uygun teknikle el yıka­madır. Ziyaretçiler üniteye girmeden önce ellerini mutlaka yıkamalıdır ve sadece kendi bebeklerini dokunmalıdır.

Kardeşlerin ziyaretleri için Amerikan Pediatri Akademisinin önerileri:

  1. Kardeşin bilinen bulaşıcı hastalığının olmama­sı (Su çiçeği gibi),
  2. Kardeşte, ateş gibi akut bir semptomun olma­ması (grip, soğuk algınlığı ya da ishal),
  3. Kardeşin ziyaret esnasında erişkin ile birlikte bulunması,
  4. Ziyaret konusunda çocuğun önceden bilgilen­dirilmesi.
  5. İnfeksiyona karşı koruyucu özelliklerinden dolayı, bebeğin durumu düzelir düzelmez anne sütü ile beslenmesi sağlanır. Anne sütünün taşınması ve saklanması esnasında uygun koşulların sağlan­ması gerekir.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

hatay escort çanakkale escort van escort bolu escort düzce escort erzincan escort tunceli escort, sivas escort mardin escort nigde escort cinsel sohbet