Televizyon oyun değildir
İkinci Bölüm / 21 Aralık 2016

Televizyon oyun değildir Bebeğinizin görme duyusunu uyarmak için ona asla televizyon seyrettirmeyin! • Televizyondaki görüntülerin geçişi hızlı olduğundan, bebekler için fazla uyarıcı ve yorucudur.  Hızlı geçişleri izlemeye alışan bebek ileride akademik hayatta tahtada ders anlatan öğretmenini izlemekte zorluk çekebilir. • Bebekler nesnelerin derinlik ve perspektifini televizyonda fark edemezler. İmgeleri ayrı ayrı görmek yerine bir bütün olarak algılarlar. Bu tip yanılsamalarla televizyon öğretici olmaktan çok, bilgiyi yanlış ve yorucu bir şekilde alacakları bir araca dönüşür. • Bebekler ve çocuklar dili diyalog (iki ya da daha çok kişinin karşılıklı konuşması) içinde öğrenirler. Televizyon, bebeğinizle karşılıklı bir diyalogdan çok bir monolog (kişinin kendi kendine konuşması) halinde iletişim kuracağından bebeğinizin dil gelişimine faydası düşündüğünüz kadar olmayacaktır. Bu nedenlerle, çocukların iki yaşından önce televizyon seytermesi, bu yaştan sonra da günde yarım saatten fâzla televizyon seyretmesi tavsiye edilmemektedir. Oyun oynama tarzınızı ilk aydan itibaren oluşturun İlk ayda açıklanan oynama şekilleri, sonraki ayların çerçevesini de oluşturmaktadır. Bazı oyunlarda içerik zenginleşse de bebeğinizle iletişim şekliniz, örneğin ona gülümseyerek, şefkatle, ses tonunuzda değişiklikler yaparak oynamanız, her fırsatta göz kontağı kurmanız vs. sonraki aylarda da oyunlarınızın temelinde hep olacaktır. Bebeğinizin bu yaklaşımınıza ilk zamanda tepki vermiyor olmasına aldanmamak, onun, söylediklerinizi anlamasa bile en azından enerjinizi hissedeceğini unutmamalı ve oyun oynama şeklinizi…

Az sayıda ve uygulanabilir kurallar koyun
İkinci Bölüm / 21 Aralık 2016

Az sayıda ve uygulanabilir kurallar koyun Bebeklerimiz/çocuklarımız bizim ne arkadaşımızdır ne de efendisi olduğumuz varlıklardır. Onlara hükmetmemiz gerektiği için değil, ihtiyaç duydukları için kurallar koyarız. Çocuklar öncelikle kendilerini sınırlar içinde güvende hissettikleri için kurallara ihtiyaç duyarlar. Ayrıca, topluma uyum sağlayabilmek ve toplum içinde yaşayabilmek için de kurallar gereklidir. Ancak konulan kurallar keyfi olmamalıdır, gerektiğinde altındaki nedenler açıklanabilmelidir. Çünkü sadece bugün değil, bebeğiniz büyüdüğünde de bu kuralların bir kısmı devam edecektir ve çocukluğa geçmiş olan bebeğiniz o zaman bu kuralların nedenini öğrenmek isteyecektir. Kuralları içselleştirebilmesi için açıklanabilirlik önemlidir. Bebeğiniz hareketlilik kazanıp ulaşabileceği alan kontrolünüzden çıktıkça evinizde yavaş yavaş kurallara ihtiyaç duymaya başlayacaksınız. Siz kuralları istikrarlı uyguluyor olsanız bile, bebeğiniz koyduğunuz kurallara uyma konusunda ilk zamanlarda aynı istikrarı göstermeyebilir. Hatta biraz önce yasakladığınız dvd oynatıcısını kışkırtıcı bir zevkle tekrar kurcalamaya başladığını gördüğünüzde çılgına dönebilirsiniz! Ama unutmayın ki, bebeğiniz için kuralları genelleyebilmek 18. aydan önce mümkün olmayabilir. Bebeğiniz biraz önce yasak olanın şimdi de yasak olduğunu, evde yasak olanın anneannede de yasak olduğunu hemen algılayamayacaktır. Bu nedenle, ilk bir iki yılda, kurallara uymadığnı gördüğünüzde olayın üzerine gidip otoriter çözümler bulmak yerine dikkatini başka bir şeye çekmek gibi daha yumuşak geçişler yapmanız yerinde olacaktır. tüm bunları düşündüğünüzde, kural koymak için henüz erken diyebilirsiniz. Her…

Bebeğinizi takdir edin
İkinci Bölüm / 21 Aralık 2016

Bebeğinizi takdir edin Bebeğinizin başarılarını takdir edin. Takdir ettiğiniz bebek sizin tarafınızdan kapsandığını, kabul gördüğünü hissedecek ve bu ona yaptığı şeyin iyi ve doğru olduğu mesajını verecektir. Onu coşkuyla alkışlayın, nidalar atın, onu kucaklayın! Sadece başardığında değil, sonuç alamadığı ama çaba gösterdiği durumlarda da tezahüratınızı eksik etmeyin! eğer çabası bir oyuncağa ulaşmaksa, ancak ulaşamadıysa dahi çabasını ödüllendirmek için oyuncağı verin, takdirinizi, takdir edilmesi gereken durumun hemen ardından yapın ki bebeğiniz neyi iyi yaptığını bilsin. Olumlu pekiştirme, istenilen hareketin tekrarı ve özgüven oluşumu için palıa biçilmez bir yöntemdir! bebeğinizi takdir ederken genel bir takdir vermek yerine, bebeğinizin o anki çabasını takdir etmeye çalışın. Örneğin bebeğiniz bir şeyi başardığında, “ne kadar akıllı bir bebeksin” demek yerine, “örtünün altındaki ayıcığı bulmak için örtüyü çekmen çok akıllıcaydı!” diyebilirsiniz. Araştırmalar, devamlı “zeki” olduğu söylenen çocukların zorlukları egolarına bir tehdit olarak gördüğünü ortaya koymuştur. başarısızlığa uğrama korkularından dolayı karşılaştıkları zorluklarla başa çıkmaya çalışmak yerine durumu baştan reddetmekte, konuyla ilgili aksiyon almamakta ve çaba göstermemektedirler, bu şekilde, çabaları değil de yetenekleri takdir edilmiş çocuklar zorluklarla karşılaştıklannda durumu baştan kabullenip harekete geçmezken, çabası takdir edilen çocukların ne kadar zor olursa olsun çâbâ gösterdiği, bu nedenle de başarma olasılıklarının daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Sadece akıl konusunda değil, diğer konularda da…

Bebeğinize sanatçı özgürlüğü
İkinci Bölüm / 21 Aralık 2016

Bebeğinize sanatçı özgürlüğünü tanıyın Bebeğiniz oyun oynarken onun denemeler yapmasına izin vermelisiniz. ‘’Yanlış” kavramı ya da “bu oyuncakla oynamanın şekli budur” düşüncesi onun yaratma yeteneğinin gelişimini engelleyecektir. Sıra dışı bir şey yaparsa, mesela kapları iç içe koymak yerine birbirine çarpmak gibi, bırakın yapsın! Yaratıcılığını engellemek yerine ödüllendirin! Böyle durumlarda onun heyecanına ortak olun ve “kapları birbirine çarpmak çok ilginç bir fikir, benim aklıma gelmemişti, sanırım seni de çok heyecanlandırıyor” diyerek hem durumu hem de duygusunu ifade edin. Yönetmenin o olmasına izin verin. Bu Yazi : Uzm. Gelişim Psikoloğu Sinem Özen Canbolat BEBEGİMLE OYNUYORUM KITAPTAN ALINTIDIR.

Bebeğinizi geçişlerden haberdar edin
İkinci Bölüm / 21 Aralık 2016

Bebeğinizi geçişlerden haberdar edin Bir sonraki adımı bilmek bebekler için çok önemlidir. Genelde biz yetişkinler bebeklerimizi bir birey olarak görmeyiz. Onların yerine karar verip, sadece bizim bildiğimiz, bizim aklımızda olan planlara uymalarını bekleriz. Oysa bu planlardan en çok etkilenen yine onlardır. Sürekli oradan alınıp buraya konulan, bir suya daldırılıp bir dönencenin altına yatırılan, bir anda giysileri çıkartılıp elleri kolları çekiştirilerek üstüne başka şeyler geçirilen bebeklerin yerine koyun kendinizi! Bebek olmak zor iştir! Bu nedenle, onu sadece oyun esnasında değil, günlük hayatın akışında da bir sonraki adımdan haberdar edin. • Bebeğiniz dilinizi anlamasa da enerjinizi bir yetişkinin yapabileceğinden çok daha rahat algılayabilir! Bu nedenle, mutlaka onu yapacaklarınız hakkında bilgilendirin. • Araştırmalar, 20 günlük bebeklerin bile şartlanma yoluyla öğrenebildiklerini göstermiştir. Bu ne demektir? Bu dili henüz algılayamadıkları erken bebeklik döneminde bile bebeğinizi bir sonraki aktiviteden haberdar edebileceğiniz anlamına gelir. Mesela banyo yaptırırken ona banyo yapacağını haber vermek için her defasında söyleyeceğiniz ve sadece banyo öncesinde kullanacağınız bir şarkı belirleyin. Onu her banyoya götürüşünüzde, henüz banyoya sokmadan önce ve banyo esnasında bu şarkıyı söyleyin. İlerleyen aylarda ‘bıcı bıcı’ gibi rahat kavrayabileceği kelimeler de kullanabilirsiniz. Sadece sözel olarak değil, görsel olarak da bir sonraki adımdan onu haberdar edebilirsiniz. Onu küvetine sırtüstü koymadan önce nereye gireceğini…

Bebeğiniz tekrar etmeyi sever
İkinci Bölüm / 21 Aralık 2016

Bebeğiniz tekrar etmeyi sever Bebeğiniz için bir başka öğrenme biçimi de tekrar etmektir! • Bebekler sadece öğrendikleri için değil, keyif aldıkları için de tekrar etmeyi severler. İlk 1,5 aylık dönemde hareketleri reflekslerden oluşurken, bu dönemden sonra, önce kendi vücutlarında keyif aldıkları hareketleri keşfeder ve tekrar ederler (parmak emmek gibi), daha sonra diş dünyada karşılaşrıkları olayları tekrar etmeye başlarlar (tesadüfen dokunduğu oyuncaktan ses çıkınca rekrar dokunmak gibi). • Tekrar sizin için sıkıcı olabilir ama bebeğiniz için bir öğrenme stratejisidir ve geliştiricidir. Sizden şarkıları, oyunları, komik suratları tekrar tekrar talep edebilir ve bu şekilde öğrenir. • Tekrarın bebek için belki en önemli fonksiyonlarından biri de onlara güvende olduklarım hissettirmesidir. Oyun içindeki tekrar hem onlara düzen duygusunu hissertirir, hem de bir sonraki adımı bilmek onlara güven verir. • Tekrar, kas gelişimini ve vücut dengesini de destekleyen bir araçtır.

Bebeğinize basit oyunlar sunun
İkinci Bölüm / 20 Aralık 2016

Bebeğinize basit oyunlar sunun Kurduğunuz oyunun karmaşık olması gerekmez. Aksine, bebeğinizin algılayabilmesi, tekrar ve taklit edebilmesi için oyunun son derece yalın ve basit olması gerekir. Ona her şeyi birden sunmanız onu hem fazlasıyla yoracak hem de sunduğunuz oyuna ilgisini kaybedecektir. Oynadığınız oyunun bebeğinizi zorladığını hissettiğiniz noktada zorluk derecesini azaltın. Bebeğiniz taklit ederek öğrenir Taklit bir öğrenme aracı! Bebeğiniz için taklit hem empati gelişimi açısından hem de bir öğrenme aracı olduğundan önemlidir. Üç günlük bebekler dahi taklit yeteneğine sahiptir! Taklit yeteneğine yeni doğanlarda bile rastlanmıştır. Mesela üç günlük bebekler dahi mutlu, üzüntülü ve şaşırmış yüz ifadelerini taklit edebilmiştir. Taklit 8-9. aydan sonra düzenli hale gelir! Yenidoğanlarda taklit yeteneğine rastlanmış olsa bile, bu yavaş ve düzensizdir. Sabırlı ve acelesiz olmanız, bir sonuç alamama durumunda da hayal kırıklığı hissetmemeniz gerekir. Taklit 8-9. aydan sonra daha farklı bir mekanizma ile işlemeye başlar ve belirgin lıale gelir. Bu dönemde ona çeşitli el işaretlerini öğretmek ya da ayna karşısında birlikte yüz ifadeleri yapmak her ikiniz için de eğlenceli aktiviteler olacaktır. Son yıllarda henüz sözel dil yeteneği gelişmemiş bebeklerle iletişim kurmak için İşaret dili kullanılmaktadır. bebeğe öğretilecek işarete sembolize edeceği nesne ve kelime ile birlikte verildiğinde, bebek zamanla işareti öğrenmektedir. burada kritik olan, İşaretin sözel ifade ve…

Bebeğinizin gelişim düzeyine uygun
İkinci Bölüm / 20 Aralık 2016

Bebeğinizin gelişim düzeyine uygun oyunlar sunun Bebekler uyanık oldukları her an aslında bir yığın yenilikle çevrilidir, Eğer tüm bu yığının tamamını dünyaya geldiğimiz ilk anda algılayabilseydik muhtemelen çıldırırdık! Neyse ki doğada bir düzen kurulmuştur ve bu uyaranların algılaması ve onlarla ilişki içine girilmesi süreci bize adım adım sunulmuştur. Örneğin yeni doğan bir bebeğin görüş mesafesi ancak kendisini emziren annesini görebileceği kadardır ve oldukça bulanıktır. Net bir şekilde görüp, gördüğü şeye uzanabilmesi ise aylarını alır. Bu yüzden, bebek ilk ayda 15-20 cm. mesafesinde görebilirken ona 1 m. ilerideki mavi ayıcığım göstermek ve karşılığımla tepki beklemek boşunadır. O bu kadar küçükken ancak yüzünün önünde tutulan ve kontrast renklere sahip bir şekle dikkat kesilebilecektir. Kısacası, bebeğinizi gelişigüzel bir şekilde oyuncaklarla ve oyunlarla büyütmek yerine onun ayına ve gelişim seviyesine uygun oyunlar sunmalısınız. Bebeğinizin gelişim seviyesini belirlerken göz önünde bulundurmanız gereken bir nokta da cinsiyet ve erken doğumun gelişim düzeyini etkileyebileceğidir. Erkekler, anne karnından itibaren kızlara göre daha ağır bir hızda gelişir, bu nedenle doğum sonrasında da fizik, dil gibi alanlarda kızlara göre daha yavaş gelişim gösterebilirler. Aynı şekilde, erken doğan bebekler asıl doğması gereken güne kadar anne karnındaki gelişimlerini tamamlarlar. Bu nedenle, onların gelişimsel yaşı hesaplanırken aradaki fark doğum tarihine mutlaka eklenmelidir. Mesela…

Bebeğinizin aynası olun!
İkinci Bölüm / 20 Aralık 2016

Bebeğinizin aynası olun! Bebeğinizin mimiklerini ve çıkardığı sesleri taklir ettiğinizde, bebeğinizin o anki duygusunu yansıtmış olursunuz. Bu şekilde bebeğiniz kendi duygularını yüzünüzden okuyabilir. Annenin (ya da babanın) bebeğini bu şekilde yansıtmasına aynalama denir. Aynalama bebeğin ya da çocuğun, • Farkındalığının artmasını, • İfade edemediklerini annesi/ babası aracılığı ifâde etmesini, • Kendini ifade etmeyi öğrenmesini, • Karşısındaki kişinin zihninde olması ve duygularının onun tarafından anlaşılarak kabul edilmesi ile rahatlamasını, • Ve tiim bunlar sayesinde sağlıklı bir ruhsal yapıya kavuşmasını sağlar. Tüm bu faydalarına rağmen aynalama yapmak çoğu anne baba için hiç kolay değildir. Bu, başlarda sizi zorlayacak, uyguladıkça yerine oturacak ve zamanla onunla iletişiminizde yerini çok daha rahat bulacak bir metot olacaktır. Aynalamayı iki şekilde yapabilirsiniz. 1. Bebeğinizin mimiklerini ve çıktırdığı sesleri taklit edin. Sözgelimi bebeğiniz onun altını değiştirirken size gülüp agulamaya başladıysa, ona gülümser ve çıkardığı sesleri taklit ederseniz onu aynalamış olursunuz. 2. Bebeğinizin duygu ve aksiyonlarını sözel olarak ifade edin. Bebeğinizin dııygu durumunu ve aldığı aksiyonları sözel olarak ifâde etmeniz özellikle çocukluğa geçiş döneminden sonra oldukça etkili olacaktır. Örneğin oyunda kazanamayan çocuğunuz etrafa tekmeler savurduğunda, “Kaybettiğin için çok kızgınsın ve kızgınlığını göstermek için etrafa tekmeler savuruyorsun, istersen kendisine ya da bir başkasına zarar vermesini önlemek için bu yastığı tekmeleyebilirsin…” 6….

bebeğimle NASIL OYNAMALI?
İkinci Bölüm / 20 Aralık 2016

bebeğimle NASIL OYNAMALI? Bebeğinizle ne oynadığınızdan çok, nasıl oynadığınız önemlidir. Eğer aşırı yapılandırılmış, özgürlük tanımayan bir biçimde fazla kurallı, tek taraflı ve duyarsız, bebeğinizi izlemeden ve onu bir birey olarak görmeden oynuyorsanız, “neden oynamalı” bölümünde bahsettiğimiz faydaları minimize ermiş olursunuz. Bu nedenle, ne oynadığınıza bile dikkat etmeden önce nasıl oynadığınıza dikkat etmelisiniz. İşte, “nasıl oyun oynamalı? ‘ sorusunun cevapları… Bebeğinizle senkronize olun ve kaliteli zaman geçirin Bebeğinizin üç ihtiyacından bahsetmiştik: Beslenme, temizlik, zihinde tutulmak. Bebeğinizle oyun oynamanız onu zihninizde tuttuğunuzu hissettiren bir yöntemdir. Ancak yalnız onun bulunduğu odada, onun yanında oturmanız yetmez. Eğer o oynarken bir yandan telefonunuzu karıştırıyorsanız, kitabınızı okumaya çalışıyorsanız ya da hiçbir şey yapmıyor bile olsanız aklınızdan başka düşünceler geçiriyorsanız, gerçekten onunla birlikte değilsinizdir. Ve inanın o bunu hissedecektir! Bebeğinizle oynarken, • Onu takip edin! • İşaretlerini okuyun! • Gerçek bir diyalog içinde olun! Elindeki çıngırağı tutarken artık başka bir tarafa bakmaya başladıysa, aktivitenin değiştirilme zamanının geldiğini fark edin ve hemen geçişi yapın. Ya da oynarken bir yandan da size “agu “luyorsa siz de onunla konuşmaya başlayın. Oyun içinde onunla senkronize olun ve dikkatinizi ona verin, önemli olan fiziksel olarak yan yana olmaktan çok zihinsel olarak yan yana olmaktır. Ne siz bebeğinizin arkasında kalın, ne de bebeğiniz…

hatay escort çanakkale escort van escort bolu escort düzce escort erzincan escort tunceli escort, sivas escort mardin escort nigde escort cinsel sohbet